20 Aralık 2016 Salı

Yakaran Gönüller - Üveys el-Karanî Hazretleri’nin Bir Virdi

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla

Allahım! Yüce huzurunda içimi dökmeyi diliyorum; müsaadeni istirham ediyor, Senin en son ve en büyük elçin Hazreti Muhammed’e ve aile efradına salât ü selâm ederek başlıyorum.

Rabbim! Senin yardımına müracaatta bulunuyor ve Sana tevekkül ediyorum. Ne olur, ne dünya ne de âhiret umûrunda beni aczim, fakrım ve çaresizliğimle baş başa bırakma.

Ey buraların ve ötelerin Rahman ve Rahîm Rabbi! İşte kulluğumla kapına geldim ve huzurunda dileniyorum. Zelîlim, esirinim, zayıfım, muhtacım, iflas etmiş bir çaresizim, ey bütün Âlemlerin Rabbi olan Allahım!

Bahtsızım ama kapındayım, ey yardım talebinde bulunanların taleplerini karşılayan Sultanlar Sultanı!

Gamlıyım, kederliyim fakat kapındayım, ey tasalı gönüllerin hüznünü gideren hilm Sahibi!

İsyankârım lâkin Senin istediğin iyi ve sadık kimselerden olabilmeyi umarak kapına geldim. Geldim ve günahlarımı huzurunda ikrar ediyorum, ey Merhametliler Merhametlisi!

Hatalarımın farkında olarak kapına dayandım, ey günahları örten ve günahkâr kullarını affeden Rabbim!

Kusurlarımı ve affına olan ihtiyacımı huzurunda bir kez daha itiraf ediyorum, ey Âlemlerin Rabbi!

Nefsine zulmetmiş bir zavallı olarak kapının tokmağına dokunuyorum, ey zulüm işleyenlerin bile rahmetini umduğu Rabbim!

Çok cürümler işledim; acınacak bir hâlim var. Ben de yüce divanında yere kapaklanıyor, boynumu büküyorum.

Yüce Mevlâm! Merhametini esirgeme n’olur! Ben günahkârım, Sense bağışlayansın! Günahkâr kulları Senden başka kim bağışlayabilir?

Mevlâm, Mevlâm! Sen Yüceler Yücesi yegâne Rabbsın; bense zavallı bir abdim! Abdine Rabbinden başka kim merhamet edebilir?

Mevlâm, Mevlâm! Sen her şeyin sahibi olan Mâlik-i Hakîkîsin; bense Senin nihayetsiz mülkünde zavallı bir köleyim! Bir köleye onun sahibinden başka kim şefkat gösterebilir?

Mevlâm, Yüce Mevlâm! Azîz olan Sensin, bense bir zelîlim. Zelîlleri düştükleri zilletten, Azîz olandan başka kim çıkarabilir?

Mevlâm, Mevlâm! Gerçek güç ve kuvvetin hakikî sahibi Sensin. Bense pek zayıf ve güçsüzüm. Zayıf ve güçsüzlere, gerçek güç ve kuvvet Sahibinden başka kim inayet edebilir?

Mevlâm, Mevlâm! Kerem Senin şanındır; Kerîm de yalnız Sensin. Bense tam bir zavallıyım. Düşmüşlere Kerem Sahibinden başka kim lütufta bulunabilir?

Mevlâm, Ulu Mevlâm! Rızık hazinelerinin sahibi, Rezzâk-ı Hakîkî Sensin. Bense Senin rızkına her zaman muhtaç bir gedayım! Beni Senden başka kim doyurabilir ve kim rızıklandırabilir?

Mevlâm, Yüce Mevlâm! Sen büyük günah irtikâp edenleri bile bağışlayan affı pek bol Ğaffâr u Rahîm’sin. Benim gibi ömrünü isyan vadilerinde tüketmiş bir günahkârı affına hudut olmayan Senden başka kim affedebilir?

Ya Rabbî ve yâ İlahî! Nihayetsiz şefkat ve merhametin sahibi Hannân, sonsuz nimetleriyle topyekün varlığa ihsan üstüne ihsanda bulunan Mennân Sensin. Ben de aczimi, fakrımı şefaatçi kılıp kabrin zulmetinden ve darlığından rahmetinin enginliğine sığınarak “el-emân, el-emân” diyor, Senden eman dileniyorum.

Münker ve Nekîr’in cevabı çok zor sorularına ve yürekleri hoplatan mehabetlerine karşı el-emân, el-emân!

Kabrin vahşetine, sıkıştırmasına ve bütün zorluklarına karşı el-emân, el-emân!

Uzunluğu elli bin sene olan bir günün azabından el-emân, el-emân!

“Senin sıyanet seralarına aldıklarının dışında yerde ve göklerdeki herkesin korkudan yüreklerinin ağzına geleceği, Sur’un üflendiği o günün dehşetinden” el-emân, el-emân!

“Arzın müthiş bir zelzeleyle sarsıldığı, göklerin, kağıtlarının dürüldüğü gibi dürüldüğü, yeryüzünün ve semaların alt-üst edilip başka bir âleme tebdîl edildiği, bütün insanların kabirlerinden kalkıp Senin huzuruna çıkarıldıkları, dünya hayatındayken yapıp ettikleri şeylerin herkesin önüne serileceği ve kâfirlerin, ‘Ah, keşke toprak olsaydım!’ diyecekleri günün ürperticiliğinden” el-emân, el-emân!

“Malın-mülkün, evlâd ü iyâlin hiçbir fayda vermeyeceği, sadece selîm bir kalble yüce huzura gelenlerin kurtulabileceği” arşın derinliklerinden, “Nerede dünya hayatını isyan derelerinde, cürüm vadilerinde geçirenler? Nerede elest bezminde Allah’a verdikleri söze ihanet edenler ve koskoca ömrü bir kayıptan ibaret olanlar?” diye nida edildiği günün eleminden ve ızdırabından el-emân, el-emân!

Rabbim! Yüceler Yücesi Rabbim! Gizlimi de açığımı da bilen Sensin! Lütfen beni mazur gör ve tevbemi kabul buyur! Benim Senin rahmetine, merhametine, şefkatine, inayetine, sıyanetine, hıfz u riayetine ne kadar muhtaç olduğumu en iyi Sen biliyorsun. Ne olur dileğimi yerine getir ve beni haybet ve hüsrana uğratma.

Ya Rabbelâlemîn ve ya Erhamerrâhimîn ve ya Ekramelekramîn!

Hadd ü hesaba gelmez günahlarımdan ve isyanlarımdan da yine Senin afv u mağfiret deryana iltica ediyor ve bir kez daha “el-emân, el-emân” diyorum.

Bilerek ya da bilmeyerek işlediğim zulümlerden ve başkalarına verdiğim eziyetlerden dolayı el-emân, el-emân!

İstikametimi koruyamayıp başkalaştığım için el-emân, el-emân!

Heva ve heveslerin oyuncağı hâline gelmiş nefs-i emmaremin yaptıklarından/yaptırdıklarından el-emân, el-emân!

Rabbim! Merhameti sonsuz Rabbim! Nefsimi yoldan çıkaran kirli arzulardan, mülevves düşüncelerden “âh!” deyip inliyorum. Onların hepsinden Sana sığınıyorum.

Ayaklarımın kaymasına, kalbimin kararmasına, düşüncelerimin bulanmasına karşı Senin inayet ve sıyanetini dileniyorum.

Rabbim! Günahlarım, cürümlerim, hatalarım olsa da ben Senin kulunum. Sen sevdiklerini Cehennem azabından koruyan Mücîr’sin! Ateşe düşmekten beni de korumanı diliyorum, “ey Mücîr! (3)”

Allahım! Şayet merhametinle muamelede bulunup beni affedecek olursan, o Senin şanındır ve Sana da o yaraşır. Yok eğer azap edecek olursan, ben de ona fazlasıyla layık ve müstehakım. Öyle olsam da Senin beni affedeceğine olan inancım kat’î, ümidim de tamdır; zira Sen düşenlerin günahlarını bağışlama şanına en çok yaraşan yegâne Zâtsın. Bu kıtmir kulunu da bağışla ey Merhametlilerin en Merhametlisi ve ey yardım edenlerin en Hayırlısı!

Allahım! Sen kâfî ve vâfîsin. Her şeye yetersin ve Senden güzel vekil yoktur. Senin dostluğun da bambaşka, yardımın da bambaşkadır.

Yüce Rabbim! İnsanların en hayırlısı olan Habîbin Hazreti Muhammed’e, âline ve ashâbına salât ü selâm ederek bu dileklerimi gerçekleştirmeni Senden niyaz ediyorum! Lütfen beni ulu dergâhının kapısından boş geri çevirme.

1 yorum :

  1. Muhyiddîn ibn Arabi hazretlerinin hizbul devri Âla duasını yakaran gönüller kitabından eklerseniz çok güzel olur

    YanıtlaSil