4 Haziran 2016 Cumartesi

ASRIN DRAMI

İlhami Yalınpala

Üç asırdan beri müslümanların İslam adına en başta yapmaları gerekip de terkettikleri pek çok hususlar vardır: Kur'an, Sünnet-i Seniyye, cihad, İslâmî terbiye vs. ihmal edilen her bir husus müslümanlara ve İslam dünyasına çok pahalıya malolmuştur. Zira terkedilen her bir husus yerine tam aksi gelmiş ve neticede ortalığı tefrikalar, bid'atlar, fitneler, fesatlar ve katliamlar kasıp kavurmuştur.
Terkedilen ve bilhassa müslümanlara çok pahalıya malolan hususlardan biri; hatta birincisi neslin terbiyesi ve ıslahı meselesidir. Diğer bir tabirle İslam'ın iyi gördüğü şeyleri emretmek ve kötü gördüğü şeyleri yasaklamak manasına gelen 'emr-i bil-ma'ruf nehy-i ani'l-münker' meselesidir. Terbiye ve ıslah meselesi bu kadar mühim ve lüzumlu olduğu halde asrımızda özellikle son senelerde bazı çevreler ıslah ve terbiyenin ihmaliyle yetinmemiş; neslin bozulması için akıl almaz tavırlar içine girmiş ve hayret edilecek bir tarzda meşru olan şeyleri yasaklamaya ve haram olan şeyleri cebren yaptırmaya çalışmışlardır.

Bin nefrin, neslin dalâlet ve sefâhet yollarını hazırlayanlara...

Neslin terbiyesi ve ıslâhı adındaki hakîki cihâdın terkedilişi, bir taraftan kadınların soğan gibi soyulup ortalıkta umûmun malı gibi dolaşmalarına, hayâ perdelerinin yırtılmasına, evlerinde kendilerini bekleyen asıl vazifelerini terketmelerine sebeb olduğu gibi; gençlerin de şirâzeden çıkıp isyâna ve sefâhete dalmalarına ve kendilerinden beklenilen asıl vazîfelerini ihmâl etmelerine sebeb olmuştur. Netice olarak da akıl ile izâh edilemeyecek fitne ve fesatlar ortalığı kasıp kavurmuştur.
İşte aşağıda arz edeceğim hadîs-i şerif, neslin terbiye ve ıslâhı ile uğraşmamanın doğurduğu ve doğuracağı böylesine korkunç felâketleri açık bir şekilde ifâde etmekte ve asrımızın dramını güzel bir şekilde çizmektedir.

Ebû Ümâme el-Bâhilî Rasûl-i Ekrem'den (sav) rivayet ettiği şu hadis-i şerifte içinde bulunduğumuz günlerin dramını bütün detayları ile ne kadar da güzel bir şekilde çizmektedir. Rasûl-i Ekrem (sav):
-"Kadınlarınız azıp gençleriniz isyana daldığında; siz de (onların ıslâhı ve terbiyesiyle alâkalı) cihâdınızı bıraktığınızda hâliniz nice olur? buyurdu. Ashâb-ı Kirâm (ra):
-"Bu hakikaten olacak mı, yâ Rasûlallah? dediklerinde; Resûl-i Ekrem (sav):
-"Evet; varlığım kudretinde olan Allah'a yemin olsun ki bundan daha şiddetlisi de olacak", buyurdu. Ashâb-ı Kirâm (ra):
-"Bundan daha şiddetlisi nedir ya Rasûlallah?" diye sorduklarında;
Resûl-i Ekrem (sav):
-"Ma'rûfu emretmediğinizde ve münkeri yasaklamadığınızda hâliniz nice olur? buyurdu. Ashâb-ı Kirâm (ra):
-"Bu olacak mı ya Rasûlallah?" dediklerinde Resûl-i Ekrem (sav):
-"Evet; varlığım kudretinde olan Allah'a yemin olsun ki bundan daha fenası olacak" buyurdu. Ashâb-ı Kirâm (ra):
-"Bundan daha fenâsı nedir?" diye sorduklarında Rasûl-i Ekrem (sav):
-"Siz İslâm'ın ve selim aklın iyi gördüğü şeyleri çirkin olarak, çirkin gördüğü şeyleri de iyi olarak görmeye başladığınızda (haram kılınanları helâl, emredilen ve meşru' olan şeyleri de çirkin görmek gibi mes'eleleri hevâ, heves ve çıkarlarınıza göre değerlendirerek değer ölçüsünün anlayış ve davranışlarınızla tersyüz edildiği bir zamanda) hâliniz nice olur? buyurdu.
Ashâb-ı Kiram (ra):
-"Bu da mı olacak yâ Rasûlallah? dediklerinde Resûl-i Ekrem (sav):
-"Evet varlığım kudretinde olan Allah'a yemin olsun ki, bundan çok daha çirkini olacaktır." buyurdu. Ashâb-ı Kirâm (ra):
-"Bundan daha çirkini de nedir? diye sorduklarında Resûl-i Ekrem (sav):
-"Yâ siz İslam'ın çirkin gördüğü şeyleri emredip (onları cebren yaptırmaya), İslâm'ın iyi ve meşru' gördüğü şeyleri de yasaklayıp (İslam'ın Kur'ân'a göre yaşanmasına mâni olmaya kalkıştığınızda) hâliniz nice olur? buyurdu. Ashâb-ı Kirâm (ra):
-"Bu da mı olacak yâ Resûlallah? diye sorduklarında Resûl-i Ekrem (sav):
-"Varlığım kudretinde olan Allah'a yemin olsun ki, bundan da daha dehşetlisi olacaktır. Allah Teâla (Kudsî hadîs olarak) şöyle buyuruyor:
"-Zâtıma yemin ettim: Onlar için öylesine korkunç ve dehşetli bir fitne bağlayacağım ki aklı başında olan kimse onda hayretler içinde kalır." .
Bu hadîsin ışığı altında bulunduğun asrın ve içinde yaşadığın dünyanın içyüzünü gör. Ve aklın bir türlü anlamayıp hayretler içerisinde kaldığı ilmî, fikrî, ahlâkî, hukûkî ve iktisadî, fitne, fesat, bunalım ve katliamların asıl sebebini anlamaya çalış.

Evet, İslâm'ın, huzûrun biricik kaynağı olarak getirdiği terbiye ve ıslâh esaslarının terkedilişi, neslin aklını ve kalbini hissiyatına feda ettirmiş ve topyekün bir nesil divâne ve perişân olmuştur. Bu hâle giriftar olan neslimiz huzur ve saadet adına gayr-ı meşru yollara ve çarelere başvurmuş: bu ise onu iyice şirâzeden çıkarmış ve milletin başına belâ yapmıştır.
Evet çektiklerimiz, ihmâlimizin cezasıdır.

Rahmet-i sonsuz olan Yüce Mevlâdan büyüklerimize şefkat ve basiret, küçüklerimize hürmet ve şuur ihsân etmesi ricâ ve niyazıyla...

0 yorum

Yorum Gönder