5 Şubat 2016 Cuma

Hayat Dersleri - Ahmet Kurucan

-Eşinle müzakere ettiğin veya tartıştığın mevzu üzerinde dayatmalara gitme ey oğul! Kararlı bir erkek tavrı sergileyeceğim diye, yarın özür dilemek, geri adım atmak zorunda kalacağın davranışlar içine girme. Böyle yaparsan, sen hane içindeki konumunu tartışılır kılarsın. Hayat sadece bugünden ibaret değil. Bugünün yarını da var, yarın Hakkın divanı da var. Öyleyse ona göre davran!

-Yapılmasını istediğin, başta eşin hane halkının mutlaka uymasını arzu ettiğin kuralların fikri temellerini ortaya koy. Aklen ve mantıken isbat et ve muhataplarını ikna et ey oğul! Söz konusu kurallara uyulduğunda muhtemel faydaları, uyulmadığında muhtemel zararlarını anlat onlara ki nedenleri ve hikmetleri ile kavrasınlar. Aile yuvası, asker ocağı değildir ey oğul! Emir komuta zinciri ile işler yürümez orada. Gönüllülük esası hakimdir aile ocağında. Öyleyse muhataplarını ikna etmek öncelikli vazifendir. Bunu unutma!

-Unutma ey oğul, sen de bir insansın. Erkek, hane reisi, baba, zamanı gelince dede olman seni hata yapmayan bir insan makamına çıkartmaz. Peygamberler hariç herkes hata yapar. Erdem, hatanın hata olduğunu anladığın an, geriye dönebilmendir. Hatandan geriye dönmesini bil oğlum! Çünkü hatasını kabullenmeyen veya zamanında geriye dön/e/meyen kişiler, hatalarını meşrulaştırma çabası içine girerler farkında olarak veya olmayarak. Sen bunlardan olma! İtiraf et yanlışını, hatanı, dile özrünü, göster erdemini eşine, çocuklarına ve çevrene karşı! “Dediğim dedik, çaldığım düdük” denen inad insanlardan olma! İnadın insana veriliş gayesi hakta sebat etmesi içindir, yanlışta ısrar için değil!

-Gerektiğinde “hakim benim” de evde, ama “sadece ben hakimim” deme! “Ben Efendiyim” de istersen, ama sizler benim kölemsiniz deme! Öyle bir havaya girme. Hele “ben ne dersem yapmaya mecbursunuz” hiç deme! Toptancı ve heptenci mantığı terket oğul. Toptancılık ve heptencilik muhakeme mahrumu, muhasebe mahrumu, mukayese mahrumu insanların başvurduğu bir kolaycılıktır. Girme bu kolaycı yola. İnan bataklıktır onun sonu. Bunca sendir bu yola girip de sağ salim hayata geri dönen kimse görmedim ben. Aman dikkat oğul!

-Yaşadığın hadiselere ‘nasıl’ sorusundan daha ziyade ‘neden’ sorusunu sor ey oğul. Çünkü bu sorunun cevabı/cevapları, sana sebeplerle sonuçlar arasında bağlantı kurmanı sağlayacak, analiz ve sentez kabiliyetini genişletecektir. Çıkardığın dersler de, bundan sonraki hayatında sana yol gösteren reflektörler misali yol gösterici mürşid olacaktır.

-Eşinle yaşadığın her tartışmadan sonra hayata hemen küsme ey oğul! Bu kadar kırılgan olmaya hakkın yok. Hayat eksisi ile artısı ile bir bütün. Cenaze çıkan eve aynı gün gelinin girdiği az rastlanan olaylardan değildir insanoğlunun hayatında. Yüzlerce, binlerce örneği var bunun. O halde, yaşadığın her krizi, her tartışmayı daha iyiyi, daha güzeli yakalayabilmek için bir fırsat bil! Karanlığın en son noktası, nasıl fecrin ve aydınlığın ilk emareleridir; aynen öyle de kim bilir belki de aranızdaki tatsızlıklar nice hayırlı kapıların açılmasına vesile olacaktır. Öyleyse Allah’a itimad et, sa’y’e sarıl, hikmete ram ol. Vardır beni bana bırakmayan kudreti sonsuz Rabbimin bir muradı de, benim bunu bilmemem olmamasını göstermez de ve kendini O’ nun sonsuz merhamet kucağına at. Teslimini, tevekkülünü, imanını yeniden gözden geçir ve “Allahım!” de ey oğul! İster avazın çıktığın kadar bağır ve yeri göğü inlet, ister ne insan, ne hayvan, ne nebat, canlı- cansız hiç bir varlığın duymayacağı sessizlikte Rabbine yalvar! Hele sen bu atmosferi bir yakala, bak gör arkadan neler olacak ey oğul! Sen de şaşacaksın Rabbinin engin lütuflarına. Hepinizi rahmete boğacak sağanak sağanak yağmurlarına.

-Sana son bir tavsiyem daha var bugünlük ey oğul! “Eğri ağacın gölgesi düz olmaz” demiş bizim atalarımız. Nasıl eşini seçerken ince eleyip sık dokudun, yedi göbek sülalesini araştırdın; unutma bak senin de kızın var şimdi. Yarın da elin oğlu, senin kızın için seni araştıracak. “Anasına, ailesine bakıp kızını almak” için kapına dayanacaklar. Uzak görme o günleri oğul!. “Her gelecek yakındır” derler. Ömür bu, ha deyince hemen geçiveriyor. Dünürcüler kapına gelip dayanmadan, iyi yetiştir kızını oğul. El ocağı yakacak gözüyle bak hep ona. O el ocağı onun evi olacak sonra de; de ve ona göre davran kızına.

Not; bir babanın oğluna nasihatları bağlamında ele alınan bu tavsiyeleri bir annenin kızına nasihatları diye de okuyabilirsiniz. Tek farklılık ey oğul yerine ey kızım demeniz. Karar sizin.

0 yorum

Yorum Gönder