25 Ocak 2016 Pazartesi

Yeni Doğan ve Tahnik - Sızıntı Dergisi

Yeni doğmuş bebeğin damağına anne sütünden önce; hurma, şeker, bal, üzüm gibi tatlı bir gıdanın çalınması ve damağın iyice ovuşturulması işlemine tahnik denir. Bu, çürük ve kirli dişi olmayan, bademcik iltihabı ve ağız hastalıkları bulunmayan birinin gıdayı temiz ağzıyla iyice çiğnemesinden veya (bulaşıcı hastalık yönünden risk almamak için) dışarıda steril olarak yumuşatmasından sonra yapılır. Bu iş için, bazen zemzem de kullanılabilir. Tahnik işleminin hayatını Sünnet'e uygun yaşayan, bulaşıcı hastalığı olmayan biri tarafından yapılması, bebeğin sağlığı açısından oldukça önemlidir. Tahnikle birlikte, hayır duada bulunmak ve çocuğun adını koymak da Sünnet'tir. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), yeni doğan çocuğun midesine anne sütünden önce ilk gıda olarak hurmanın girmesini tavsiye etmektedir. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tahniki kendi torunlarına tatbik etmekle kalmamış, bütün Müslüman çocuklara yapılmasını tavsiye etmiştir:

Hazret-i Âişe (ra) Validemiz der ki: "Yeni doğan çocuklar Resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) getirilirdi. O da onlara mübarek olmaları için dua eder ve ağzında yumuşattığı hurmanın suyunu çocuğun ağzına sıkardı." (Müslim: 2147)

Hz. Ebu Bekir'in (ra) kızı Esma, Mekke'de iken kocası Zübeyr'den, oğlu Abdullah'a hâmile kalmıştı. Hâdiseyi kendisi şöyle anlatıyor: "Hamilelik müddetimin sona erdiği günlerde Hicret niyetiyle Mekke'den çıktım, Medine'ye gelirken Kuba'da konakladım, Abdullah'ı orada doğurdum. Çocuğu Hz. Peygamber'e (aleyhissalatu vesselâm) getirip kucağına koydum. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hurma istedi. Onu çiğneyip çocuğun ağzına verdi. Böylece çocuğun ağzına ilk giren şey, Resulullah'ın çiğnediği hurma oldu. Sonra Peygamber Aleyhissalatu Vesselam çiğnediği hurma ile çocuğun damağını iyice ovuşturdu. Daha sonra dua edip, bereket ve saadet dileğinde bulundu." (Buhârî, Menâkıbu'l-Ensâr, 45; Müslim, Âdâb, 26)

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ağzında hurmanın sert kısımlarını çiğneyerek, bulamaç haline getirmiş, çocuğun damağında posa kalmayacak şekilde sıvılaştırarak vermiştir. Aksi takdirde hurmanın sert olması hâlinde bebeklerde boğulma riski ortaya çıkardı.

Enes ibn Malik (ra) ise şöyle anlatır: "Annem Ümmü Süleym bir erkek çocuk doğurmuştu. Çocuğu bana verdi ve 'Ey Enes! Sen bu çocuğu Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) huzuruna götürünceye kadar hiçbir kimse ona süt emzirmesin!' dedi. Nihayet sabah olunca çocuğu alıp Resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına vardım. Beni görünce, 'Ümmü Süleym mi doğurdu?' diye sordu. Ben de 'evet' dedim ve çocuğu getirip kucağına koydum. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'nin acve hurmasından bir hurma istedi. Onu kendi ağzında eritinceye kadar çiğnedi, sonra çocuğun ağzına verdi. Çocuk da dilini dudakları üzerinde gezdire gezdire yalanmaya başladı. Bunu gören Resulullah, yanında bulunan sahabelere: 'Ensar'ın (Medineliler'in) hurmaya olan sevgisine bakınız!' buyurdu. Sonra elini çocuğun yüzüne sürdü ve ona Abdullah adını koydu." (Buhari Libas: 24, Müslim Adap 22, E Davud Edep 68)

Ebû Musa (ra) ise şöyle anlatır: "Benim bir erkek çocuğum doğdu. Onu Hz. Peygam­ber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) götürdüm. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona İbrahim adını koydu. Sonra bir hurmayı çiğneyerek çocuğun damağına sürdü ve bereket duası etti, daha sonra çocuğu bana verdi." (Buhari (10/478), Müslim (2145)

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) torunları Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin'e Medine'nin acve hurma­sıyla zemzem suyunu ağzında yumuşatarak tahnik yapmıştır. Müslim'de rivayet edilen bu hadiste ağızda yumuşatılan hurmanın suyunun ağza sıkıldığı rivayet edilmektedir. (Bkz. Müslim, Âdâb, 26)

Yeni doğan bebeğe hurmayla tahnik uygulanacaksa, hurmayı çiğneyip bula­maç hâlinde vermek veya sıvı hâle getirdikten sonra damla damla vermek en uygunudur. Yutma refleksini tecrübe etmemiş bebeğe, çiğnenmiş hurmayı katı şekilde veya bol suyla vermek risklidir. Ağza verilen sıvı veya yarı katı maddeler, akciğere kaçarak âni bronş tıkanmalarına sebep olabilir. Bu yüzden, tercih edilen tahnik metodu, damağı ıslatacak miktarda damlatma veya damağa sürmedir. Kuru üzüm ve şeker gibi tatlılarla tahnik yapılabileceğini söyleyenler olsa da, kuru hurmayla yapmak Sünnet'tir.

Neden, önce tahnik?
Anne sütündeki şekerin büyük bir kısmı disakkarit, az bir kısmı monosakkarittir. Bu miktar, normal doğumdan sonra bebeğin ânlık ihtiyacını karşılayabilir. Anne sütünden önce yeni doğana, içinde monosakkarit oranı yüksek gıda veya serum verilirse, enerji metabolizması hem uzun süreli sigortalanır, hem de enerji depolama ihtiyacı karşılanmış olur.

Anne sütünden önce hurmayla tahnik yapılmasının bir hikmeti, hurmadaki şekerin monosakkarit oluşudur. Glikoz, yeni doğan bebeğin ana enerji kaynağıdır. Fazlası vücutta glikojen olarak depolanır. Ancak, glikojen bebekte esas olarak hamileliğin 6-9. ayında depolandığı için, prematüre bebeklerde glikojen miktarı çok sınırlıdır. Bundan dolayı prematüre bebeklerin ihtiyacı olan enerji, serum yoluyla verilen glikozdan sağlanır. Yeni doğanlarda yağ depolarının yetersizliği sebebiyle diğer enerji kaynağı olan ketonlar az miktarda bulunur.

Halk arasında ağız denilen ilk süt (klostrum) içinde bulunan şekerin büyük bir kısmı, dissakkarittir (laktoz). Sütteki disakkaritler, önce sindirim sistemi içinde enzimler tarafından parçalanarak glikoz ve galaktoza ayrılır, sonra ince bağırsaktan glikoz olarak kana geçer. Bu şekilde ağızdan alınan süt şekeri laktoz, ancak bir kaç saat sonra hücreler tarafından kullanılabilir hâle gelir. Bundan dolayıdır ki, kan şekeri düştüğünde dissakkaritlerin alınmasıyla kan şekeri hemen yükselmez. Oysa hurmada bulunan şeker, monosakkarit (glikoz ve sakaroz) ağırlıklıdır. Bir başka ifadeyle, glisemik indeksi yüksek olduğundan hemen kana geçer ve bütün vücut hücrelerinde kullanılır. Yeni doğan bebeğin ihtiyaç duyduğu enerjinin % 50'si karbonhidratlardan sağlanır.

Ayrıca, süte bağlı şekerler serbest değildir, genelde proteinlere bağlı olarak bulunur. Bunların ayrıştırılması bazı kimyevî reaksiyonlar ve zaman gerektireceğinden, doğar doğmaz bebeğe ilk 10-15 dakikada kan şekerini yükseltecek hurmayı bir kereye mahsus tercih etmek, bebeğin hayatî organlarının enerji ihtiyacının karşılanması bakımından da oldukça makul ve uygundur. Hurmadaki şekerin, % 95'i monosakkarit olduğundan ve hücrelerin enerji kaynağı olan kan şekerini dissakkarite göre 10-15 dakika gibi kısa sürede yükselttiğinden dolayı Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem), hurmayı sütten önce tercih etmesi çok hikmetlidir.

Diyabetli annelerin çocukları için hurma
Bebek anne karnında, gıdasını kandan alır. Diyabetli annelerin kan şekeri yükseldiğinde, annenin kanından beslenen bebeğin de kan şekeri yükselir ve bebek pankreastan insülin salgılanır. Doğum sonrası insülinin kan şekerini düşürücü tesiriyle bebekte hipoglisemik şok olma ihtimali yükselir. Yeni doğanda şeker düşüklüğüne bağlı belirtiler en fazla beyin dokusunda gözlenir. Diyabetli hamilelerde doğum sonrası buna yol açmamak için doğumdan hemen sonra bebeğe monosakkarit verilmesi koruyucu bir tedavidir. Monosakkarit, hurmada ve çay şekerinde yoğun olarak bulunur. Bundan dolayı, diyabetli annelerin doğum öncesinde şeker seviyeleri normale indirilir, doğumdan hemen sonra bebeğe şekerli serum verilir.



Her iki gıdanın aminoasit yönünden birbirini tamamlaması
Hurmada anne sütünden farklı olarak glutamik asit, glisin, serin, alanin, aspartik asit, prolin vardır. Tahnik yapınca, anne sütünde bulunmayan aminoasitler de bebeğe verilmiş olur. Anne sütünde ise, hurmada olmayan sistin, histidin, isolosin, metionin, taurin gibi aminoasitler vardır. Sadece anne sütü alınırsa, bebeğin vücuduna on aminoasit alınmış olacaktır.

Bebeğe önce tahnik usulüyle hurma, sonra da anne sütü verildiğinde bebek için gerekli 20 aminoasitten 18'i temin edilmiş olur. Anne sütünde ve hurmada bulunmayan glutamin, tirosin ve asparagin aminoasitleri ise bebeğin vücudunda diğer aminoasitlerden sentezlenir. Neticede hurmayla birlikte anne sütü alan bir bebeğin vücudunda bütün aminoasitler temin edilmiş olur.

Hurmanın antiviral ve antibakteriyel tesiri
Yeni doğanın ağız florası, ilk bir haftada oluşmadığından, bebek ağzı enfeksiyona açıktır. Şeker konsantrasyonu bakımından yüksek olması, ayrıca fenolik asitlerden dokuzunun birden bulunması, bakterilerin üremesine mâni olur. Hurma suyu, viral ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı koruyucu kalkan görevi görür.

Galaktozemi hastalığı olan çocuklar için hurmayla tahnik
Galaktozemili hastalara bütün meyvelerle beraber hurma da yasaklanmıştır. Bu, yanlış bir tavsiyedir. Çünkü yapılan araştırmalarda hurma içinde glikoz (33,6 gr/100), früktoz (31,3 gr/100, sakaroz (glikoz+früktoz) ve selüloz vardır; ancak galaktoz yoktur. Galaktoz, laktozun enzimle parçalanması neticesinde meydana gelen bir üründür. Hurmadaki şekerlerden früktoz kana en hızlı karışan şekerdir (glisemik indeksi yüksek).

Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) tavsiye ettiği tahnik, yeni doğanda emzirmeden önce yapılırsa, diyabetli annelerin bebeklerinde, hipoglisemik tablo görülmez. Çünkü artık bebek, hurmayla yapılan tahnik işleminden, kana çok hızlı karışan früktoz ve glikoz almıştır. Tahnik işlemi, yeni doğan bebeğin ağzına faydalı mikroorganizmaların yerleşmesine de katkı yapar. Tahnikin bir başka faydası, yutma refleksini hoş tadıyla tetikleyen ilk uyarıcı olmasıdır. Ayrıca, sütte bulunmayan hurmada bulunan flavonoid, procyanidin, fenolik asitler, anthocyanin ve farklı yağ asitlerinin vücuda faydaları düşünülürse, her yeni doğan bebeğe mutlaka ehil ve sağlıklı bir kimse tarafından tahnik yapılmasının ne kadar faydalı olduğu anlaşılır.

Netice itibariyle, Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) bebek emmeden önce hurma ile tahnik yapması, bebek açısından son derecede isabetli ve faydalı bir işlemdir.

Dr. Arslan MAYDA Tıp - Mart 2014

amayda@sizinti.com.tr


Kaynaklar

- İbrahim Canan, Peygamber Sünnetinde Terbiye. s:81 Turan Neşriyat

- Al-Shahib, The fruitof date palm:its possible use as the best foot the future? London metropolitan university, Department of health-Human Sciences, London,UK.

- Jassim SA, In vitro evaluation of an extract of date palm (phoenix dactylifera L)Pits on a pseudomonas Phage. Depertmentmof Microbiology Zayed COMPLEX FOR Herbel Research and Traditionel Medicine Abu Dhabi

- Asensio L, López, Jiménez JA, López-Llorca LV. Mycobiota of the date palm Pylloplane:Description and interactions, Rev. Iberoam Micol. 2007 Aralık 31;24(4):299-304.

- Talat Cantez, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nobel Tıp 2003.

0 yorum

Yorum Gönder