25 Kasım 2015 Çarşamba

Gri 9.Hafta Hadis

1.Hadis

Ali İbni Rabia (Allah Ondan razı olsun)’dan, şöyle demiştir: Ali ibni Ebi Talibi gördüm. Binmesi için hayvanı getirdikleri zaman ayağını üzengiye koyunca, Bismillah dedi. Hayvanın üzerine yerleşip doğrulunca: Elhamdulillah dedi ve sonra şöyle dedi; “Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz, yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz”, dedi üç defa Elhamdülillah, üç defa Allahü ekber dedi sonra da: “Ey Rabbim seni tesbih ederim. Ben kendime zulmettim, beni bağışla çünkü senden başka günahı bağışlayacak olan yoktur” ayetini okudu ve güldü. 

Bunun üzerine ey mü’minlerin emiri niçin güldün? dediler. O da şu cevabı verdi. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in benim yaptığım gibi yaptığını ve benim güldüğüm gibi güldüğünü görmüş ve Ey Allah’ın Resulü niçin güldün? diye sormuştum: “Yüce Rabbin benden başka günahları bağışlayacak bir
kimsenin olmadığını bilerek günahlarımızı bağışla diye dua eden kulundan razı olur” buyurmuştur, dedi. (Ebu Davud, Cihad 74, Tirmizi, Deavat 46)

2.Hadis

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)’nin şöyle dediği rivayet edilmiştir. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) beni Ramazan’da toplanan zekat mallarını korumakla görevlendirmişti. Bir ara bir adam gelip yiyecek şeylerden avuçlamaya başladı. Onu yakaladım ve seni Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e
götüreceğim, dedim. O adam: “Muhtaç birisiyim, bakmakla yükümlü olduğum çoluk çocuğum var”, dedi. Ben de kendisini salıverdim.
Sabah olunca Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Ya Eba Hüreyre dün gece yakaladığın adam ne yaptı?” buyurdu. Ben de: Ey Allah’ın elçisi, o kimse ihtiyaç içinde bulunduğunu, çoluk çocuğunun olduğunu söyledi. Ben de acıdım ve bırakıverdim, deyince Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Dikkat et, o sana yalan söyledi, tekrar gelecek”, buyurdu. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’ın bu sözü üzerine tekrar geleceğini anladım ve onu gözetlemeye başladım.
Adam geldi, yine yiyecek türlü şeylerden avuçlamaya başladı. Bunun üzerine ben: Şimdi seni Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in yanına götüreceğim, dedim. O adam: Beni bırak, muhtacım, çoluk çocuğum da var, bir daha gelmem, dedi.
Ben de acıdım ve bırakıverdim. Sabah olunca Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bana: “Ya Eba Hüreyre dün gece yakaladığın o adam ne yaptı?” diye sordu. Ben de: Ya Rasulallah, bana yine muhtaç olduğunu, çoluk çocuğunun olduğunu söyledi, ben de acıdım ve bırakıverdim, dedim. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): “O adam sana kesinlikle yalan söyledi ama yine gelecektir.” buyurdular.
Ben de üçüncü sefer gelmesini bekledim. Gerçekten de yine geldi ve yiyeceklerden tekrar avuçlamaya başladı. Ben de onu tekrar yakaladım ve: Seni kesinlikle Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e götüreceğim bu üçüncü ve son gelişindir. Bir daha gelmeyeceğine söz veriyorsun sonra tekrar geliyorsun, dedim. Bu sefer bana: Beni bırak Allah’ın seni kendisiyle faydalandıracağı bazı kelimeleri ben sana öğreteyim, dedi. Ben de nedir o kelimeler, dedim. O: “Yatağına girdiğinde Ayet-el Kürsi’yi oku. O zaman senin yanında Allah tarafından gönderilmiş devamlı bir koruyucu bulunur ve sabaha kadar şeytan sana yaklaşamaz,” dedi. 

Ben de onu salıverdim. Sabah olunca Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bana: “Yakaladığın o adam gece ne yaptı?” diye sordu. Ben de: Ey Allah’ın Rasulü, Allah’ın beni faydalandıracağı bazı kelimeleri bana öğreteceğini söyledi ben de bırakıverdim, dedim. Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “O kelimeler nedir?” Ben de o kimse bana: Yatağına girdiğin zaman Ayet-el Kürsi’yi başından sonuna kadar oku. Bunu okuduğun zaman senin yanında Allah tarafından devamlı bir koruyucu bulunur ve sabaha kadar şeytan sana asla yaklaşamaz, dediğini söyledim. Bunun üzerine Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) “Dikkat et, yalancı olduğu halde bu sefer sana doğru söylemiş! Üç günden beri
kiminle konuştuğunu biliyor musun ey Ebu Hüreyre? Dedi. Ben: Hayır bilmiyorum, dedim. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’de: “O şeytandır” buyurdular. (Buhari, Vekalet 10, Fezailül Kuran 10, Bed’ül Halk 11)

0 yorum

Yorum Gönder