7 Ekim 2015 Çarşamba

Gri 3.Hafta Hadis

2 Hadis

1. Hadis

Mü'minlerin anasıCüveyriyye binti'l-Haris (Allah Ondan razıolsun)'dan bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) birgün sabah namazını kıldıktan sonra mescidde tesbih ile meşgul olmakta olan Cüveyriye'nin yanından çıkıp tekrar kuşluk vakti onun yanına dönmüştü. Cüveyriye'yi namaz kılmakta olduğu yerde aynen oturur görünce: "Yanından ayrılalıdan beri hep burada oturup zikir ve tesbihe mi devam ediyorsun?" diye sordu. O da, "Evet" cevabınıverdi.

Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Senin yanından ayrıldıktan sonra üç defa söylediğim şu dört cümle, senin sabahtan beri
söylediğin zikirlerle tartılacak olsa sevap bakımından onlara denk gelir. "Sübhanallahi ve bihamdihiadede halkihi ve rıza nefsihi ve zinete arşıhi ve midade kelimatihi." Yarattıkları sayısınca, kendisinin hoşnudluğu miktarınca, arşının ağırlığı kadar ve bitip tükenmeyen kelimeleri adedince Allah'ıkendisine yakışmayan sıfatlardan uzak tanır ve O'nu eksiksiz övgülerle överek hamdederim.” (Müslim, Zikir, 79)

Müslim'in diğer bir rivayeti şöyledir:

Sübhanellahi adede halkihî

Sübhanellahi rıza nefsihî

Sübhanellahi zinete arşihî

Sübhanellahi midade kelimatihî. (Müslim, Zikr, 79)

Yarattıklarının sayısınca Subhanallah

Kendi razıolacağı kadar subhanallah

Arşının ağırlığı kadar subhanallah

Bitip tükenmeyen sonsuz kelimeleri kadar subhanallah

der, Allah'ı tesbih ederim.

Tirmizi'nin rivayeti ise şöyledir:

Ey Cüveyriye sana okuyacağın bir zikri öğreteyim mi?

Sübhanellahi adede halkihi (üç sefer)

Sübhanellahi rıza nefsihi (üç sefer)

Sübhanellahi zinete arşihi (üç sefer)

Sübhanellahi midade kelimatihi (üç sefer) dersin.

Yarattıklarının sayısınca Subhanallah

Kendi razı olacağı kadar subhanallah

Arşının ağırlığı kadar subhanallah

Bitip tükenmeyen sonsuz kelimeleri kadar subhanallah(Tirmizi, Deavat, 104)



 

2. Hadis 

Ebu Hureyre (Allah Ondan razıolsun)'dan bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Allah'ın yollarda, çarşıve pazarlarda dolaşarak Allah'ıhatırlayıp zikredenleri tesbit eden melekleri vardır. Bunlar Allah'ı zikreden bir topluluğu bulunca birbirlerine, "Geliniz, aradığınız burada" diye seslenirler ve bu zikreden kimseleri dünya semasına kadar kanatlarıyla kuşatırlar.
Allah onların hallerini meleklerden daha iyi bildiği halde meleklerine:
"- Kullarım ne söylüyor?" diye sorar. Melekler de:
"- Subhanallah diyerek sana yakışmayan sıfatlardan seni uzak tanıyorlar. Allahu ekber diyerek en büyük senin olduğunu söylüyorlar. Elhamdülillah diyerek eksiksiz övgülerin sana ait olduğunu söylüyorlar ve seni her yönüyle övüp seni yüceltiyorlar, derler.Allah der ki:
"- Bu kullarım beni gördüler mi ki böylece beni anıyorlar?"
"- Hayır, vallahi seni görmediler."
"- Beni görselerdi ne yaparlardı?"
"- Eğer onlar seni görseler sana daha çok ibadet ederler, şanınıdaha çok övüp yüceltirler ve sana yakışmayan sıfatlardan seni daha fazla uzak tanır ve bilirlerdi."
"- Kullarım benden ne istiyorlar?"
"- Cennet istiyorlar."
"- Cenneti görmüşler mi?"
"- Hayır, vallahi cenneti görmemişler."
"- Ya cenneti görseler ne yaparlar?"
"- Eğer cenneti görselerdi onu büyük bir istekle isterler ve elde etmek için daha
fazla gayret ederlerdi."
"- Peki bu kullarım neden korunmayıistiyorlar?"
"- Cehennemden sığınıyorlar."
"- Peki, cehennemi gördüler mi?"
"- Hayır, vallahi görmediler."
"- Ya görselerdi ne yaparlardı?"
"- Eğer cehennemi görselerdi ondan daha fazla kaçarlar ve daha çok korkarlardı." Bunun üzerine Allah meleklerine, "Sizi şahit tutarak söylüyorum ki ben bu kullarımıbağışladım" buyurur. Meleklerden biri der ki: "Ya Rabbi, onlar arasında bulunan falan kişi onlardan sayılmaz, o başka bir işi için gelip oraya oturmuştu." Bunun üzerine Allah da buyurur: "Orada oturanlar öyle iyi kimselerdir ki, onların arasında bulunan kötü kimselerden olmaz." (Buhari, Deavat, 66) 

0 yorum

Yorum Gönder